Özellikle az gelişmiş toplumlarda kadının iş ve sosyal hayattaki yeri doğurganlığından ibaret olduğu için, menopoz dönemi başlaması ile kadınlığın da sona erdiği gibi bir yaklaşım mevcuttur. Ancak insan ömrü giderek uzamaktadır ve kadınlarımız artık neredeyse hayatlarının üçte birini menopoz döneminde geçirmektedirler. Dolayısıyla menopozu kadınlığın bitişi olarak değil, yeni bir dönemin başlangıcı olarak görmek gerekmektedir.

 

Menopoza geçiş ile birlikte, östrojen hormonunun salgısında azalma olmaktadır. Böylece kadın vücudunda östrojen hormonuna bağımlı olan genital sistem, cilt ve kemikler gibi dokularda doğal bir gerileme başlamaktadır. Menopozda ateş basması, terleme, vajinal kuruluk gibi kısa vadede gelişebilecek sorunların yanı sıra, kemik erimesi (osteoporoz), kalp ve damar hastalıkları gibi uzun vadeli sorunlar da hem yaşlanmanın doğal sonucu olarak, hem de menopozdaki östrojen eksikliğinin katkısı ile ortaya çıkmaktadır.

Menopoz yıllarında ortaya çıkan problemlerin azaltılması için kullanılan hormon replasman tedavileri son otuz yıldır tartışılmaktadır. Tüm dünyadaki bilimsel araştırmaların odak noktası hormon ilaçları ile rahim ve meme kanserleri gibi kadınsal kanserler arasındaki ilişkidir. Uzun yıllara dayanan çalışmalar göstermektedir ki; hormon tedavisine bağlı olarak, ölüm sıklığında artış olmasa da, meme kanseri görülme riskinde artış olmaktadır. Meme kanseri görülmesindeki artışa rağmen ölüm oranının artmaması, bu hastaların yakın takibine bağlanmıştır. Rahim kanseri görülme sıklığı ise hormon replasman tedavileri doğru kullanıldığında artmamaktadır. Menopozun kısa döneminde ortaya çıkan ateş basması, terleme, vajinal kuruluk, gerginlik, mizaç değişikliği gibi belirtileri mevcut hastalarda hormon replasman tedavisinin yararlı etkileri gösterilmiştir. Ancak kalp ve damar hastalıklarına karşı koruma sağlamak amacıyla hormon replasman tedavisi vermenin getirdiği sağlık risklerinin ilacın sağladığı yarardan daha fazla olduğu belirtilmiştir.

Kliniklerimiz kanıta dayalı tıp prensibi doğrultusunda, menopoz dönemi hastalarında hormon replasman tedavisini, sadece yoğun kemik erimesi olan ya da ateş basması ve psikolojik olumsuzluklardan dolayı hayat kalitesi çok bozulan hastalarda, gereken kanser ve kardiyak taramaların düzenli yapılması koşulu ile uygulamaktadır.